#Haberler


Mart ayından itibaren, öğrencilerimizle yapacağımız röportajlar ile, her birinin farklı hikayelerini aktarıp, bu sıra dışı gençleri daha yakından tanımanızı arzuluyoruz.

Bu ay Oda Orkestrası öğrencilerimizden kontrbas çalan Simge Günel ile sohbet ettik. Simge, aynı zamanda Adalar Çocuk Orkestrası’nda kontrbas öğretmenliği yapıyor.
 
Barış İçin Müzik Vakfı eğitim modelinde, tecrübe kazanmış öğrencilerin, yeni başlayan gruplara öğretmenlik yapabilmesi fikri yer alıyor. Bunun için bir “öğretmen yetiştirme programı” üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar bu “rol” biraz doğallıkla ilerledi ve öğrencilerimizin, enstrümanı tanımayı ve çalmayı, kendilerinin öğrendikleri şekilde diğerlerine aktarmalarına fırsat oluşturduk. 
 
El Sistema programından tanıdığımız Fiona, Hilti Vakfı’na geçince, tecrübe kazanmış öğrencilerin, öğretmen rollerinde gelişimine destek olacak bir proje başlattı. Academy of Impact öğretmen güçlendirme projesinde, dersler çevrimiçi yapılıyor. Bu programın katılımcıları Barış İçin Müzik öğretmenleri gibi kişilerden oluşuyor ve bizim ekibimizden de Samuel Matus, Hazal Kol, Şule Taşova ve Simge Günel bu derslere katılıyor.
 
Bu sayımızda, Simge Günel’e bu rolü ve deneyimi üzerine sorular yönelttik. Keyifli okumalar dileriz. 

Sizi yakından tanıyabilir miyiz?  Kısaca kendinizi anlatır mısınız? Kaç yaşındasınız?
Kardeşleriniz var mı? Evde sizden başka müzikle ilgilenen var mı?
-Ben Simge, 20 yaşındayım. Vefa Poyraz Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. Yaklaşık 3 sene önce vakıfla tanıştım. Şu anda Barış İçin Müzik Oda Orkestrası’nda kontrbas çalıyorum. Aynı zamanda Adalar Çocuk Orkestrasında kontrbas eğitmenliği yapıyorum. 3 kardeşiz ve ailemde benim haricimde müzikle ilgilenen kimse yok.
 
Vakıfla nasıl tanıştınız?
-Mezun olduğum lisede müzik grubumuz vardı ve ben bas gitar çalıyordum. Hayalimde hep kontrbas çalmak vardı ama daha önce hiç ders almamıştım. Bir gün, bir performansımız için keman çalan birine ihtiyacımız oldu. O gün tanıştığımız  öğrenci, Barış İçin Müzik Vakfı’ndan eğitim almış biriydi ve bana vakıf hakkında bilgiler verdi. Daha sonra ben de kayıt oldum.
 
Nerede/ne okuyorsunuz?
-Şu anda devam ettiğim bir okul yok. Üniversiteye hazırlanıyorum.
 
Enstrümanınızı  nasıl seçmiştiniz?
-Lisenin ilk yılında müzik öğretmenimizle birlikte İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın bir konserine gitmiştik. Gittiğim ilk klasik müzik konseriydi ve ilk defa bir orkestrayı bu kadar yakından ve canlı olarak dinlemiştim. O gün gözlerimi kontrbaslardan alamamıştım. Bana çok ilginç, büyüleyici ve özel gelmişti. Bas sesleri hep çok sevdiğim için, o gün benim hayatımda dönüm noktası oldu. Daha sonra vakfı keşfedince direkt kontrbas dersi almak istedim.
 
Nasıl bir çalışma düzeniniz var? Haftada kaç gün/saat çalışıyorsunuz?
-Haftanın her günü çalışmak benim için en büyük disiplin. Bazı günler çok yoğun geçse bile, 1 saat de olsa enstrümanıma dokunmak bana güç veriyor. Genellikle haftada en az 10 saat çalışıyorum.
 
Müzik sizin için ne ifade ediyor? Müzik eğitiminin size nasıl bir katkısı oldu?
-Müzik benim için en anlamlı iletişim yolu. Bazı zamanlar sözlerle söyleyemediğimiz her şeyi müzikle ifade edebiliyoruz. Mesela hiç tanımadığımız bir insanla aynı müziği dinleyip aynı şeyleri hissedip düşünebiliyoruz. Bu yüzden müzik benim için insanları anlamanın, tanımanın en güzel yolu. Aldığım müzik eğitimiyle ben daha güçlü bir insan oldum. Kendimin daha önce hiç görmediğim bir yanını keşfettim müzik sayesinde.
 
Neden öğretmenlik yapmak istediniz? Buna nasıl karar vermiştiniz?
-Bir şeyler öğretmeye, göstermeye, paylaşmaya başlayınca bunun beni ne kadar mutlu ettiğinin farkına vardım. Gençlik orkestrasına ilk geçtiğimde, enstrümanına yeni başlayan çocuklara sadece yay ve enstrüman tutuşu göstermeye başlamıştım. Bildiğim en ufak bir şeyin bile bir başkasına kazanım olması bana çok özel gelmişti.
 
Ateş Kuşu olmak ne demek?
-Ateş Kuşu AIM Akademi’ de ders alan her öğrenci için kullandığımız bir isim. Her birimiz birer Ateş Kuşu’yuz.
 
Ateş Kuşu Kardeşliği'nden bahseder misiniz?
-Bu gerçekten çok özel bir bağ. Biz birlikte ders alırken ve bir şeyler üretirken temel aldığımız şey birbirimizin tecrübe ve deneyimleri. Her birimizin ders, öğrenci ve prova hikayelerini dinliyor ve ona göre planlamalar yapıyoruz.
 
Herkes Ateş Kuşu olabilir mi?
-Bence olabilir. Çok özel, çok eğlenceli ve çok yaratıcı geçiyor bu süreç. Her yeni toplantıda, derste yepyeni şeyler keşfediyoruz. Çalışmaya meraklı, yeni şeyler öğrenmeye istekli ve en önemlisi paylaşmayı seven herkes Ateş Kuşu olabilir.
 
Herkes müzisyen olabilir mi?
-Ne derecede bir müzisyen olduğuna göre değişebilir. Temel seviyede herkesin bir enstrüman çalabileceğine inanıyorum. Ama hepimiz için geçerli olan bir şey var: profesyonel müzisyen olabilmek için sabır, azim, hırs, inanç ve çok çalışmak gerekiyor.
 
Ülkemizde müzik eğitimi yeterli mi? Değilse bu konuda daha fazla neler yapılmalı, düşünceleriniz nelerdir?
-Müzik eğitiminin yeterliliği hakkında bir şey söyleyemem. Ama müziğin sadece hobi olabileceği algısı yıkılmalı. Bazen çok yetenekli ve istekli olan çocuklar, müziğin sadece bir hobi alanı olabileceği ama meslek olamayacağı düşüncesiyle, müzik eğitiminden uzaklaştırılabiliyorlar.
 
Bu kadar çalışmaya ayıracak vakti nasıl programlıyorsunuz?
-Önce neler yapacağımı belirliyorum. Ders saatlerim, çalışma saatlerim, kendime ayırdığım vakitler… Not almak benim için en büyük kolaylık.
 
Hobileriniz nelerdir?
-Kamp yapmak, müzik dinlemek, dizi-film izlemek
 
En sevdiğiniz müzisyenler kimlerdir?
-Kerem Görsev, Fazıl Say, Joseph Conyers,
 
Örnek aldığınız biri var mı?
-Yok.
 
Hayalleriniz/hedefleriniz neler? Kendinizi nasıl bir müzik dünyasında görüyorsunuz?
-Hayalim hem iyi bir eğitimci lider hem de iyi bir müzisyen olmak. İleride farklı ülkelerden, şehirlerden öğrencilerle birlikte çalışmak ve özellikle küçük yaş gruplarıyla dersler yapmak istiyorum. Ayrıca yine farklı yerler keşfedip farklı insanlarla birlikte müziği paylaşmak istiyorum.
 
Ateş Kuşu olmanızın BİMV'na katkı sağlayacağını düşünüyor musunuz? Nasıl?
-Tıpkı her Ateş Kuşu’nun birlikte çalışıp, tartışıp, ürettiği gibi biz de öğrendiğimiz yöntem ve materyaller ile vakıftaki eğitmenlerle çalışıp yeni şeyler üretebiliriz.
 
AIM projesine katıldıktan sonra öğretim yönteminizde değişiklikler gözlemlediniz mi? Size nasıl bir katkısı oluyor?
-Kesinlikle büyük bir değişim oldu. Paylaşmayı, birlikte keşfetmeyi, deneyimleri aktarmayı ve öğrenciyle kurulabilecek farklı iletişim yollarını öğrendim. Öğrenciye sadece müzikal değil bütünsel gelişim sağlamayı öğrendik bu proje sayesinde. bir ders planlaması yaparken müzikal gelişimin yanında öğrencinin kendini iyi ve özgüvenli hissettirecek aktiviteler de yapılması gerektiğini öğrendim. Ve en önemlisi her bir olaya farklı pencerelerden bakıp değerlendirmeyi öğrendim.
 

 


barış için müzik